Jaggi – Anmol Sidhu (2022)

“Herkes kendi istediğini yaptırmaya çalışıyor bana, ailem de köydeki oğlanlar da. Son günlerde beynimde sesler patlıyor, artık dayanamıyorum. Yıllardır hissettiğim bir korku yüzünden oluyor bu patlamalar. Gelecekte olacaklar yüzünden uzun süredir uykularım kaçıyor”

Hindistan’ın Pencap eyaletinde iktidarsızlığı alay konusu ve cinsel taciz nedeni olan genç bir adamın trajik hikâyesi.

Anmol Sidhu’nun yazdığı ve yönettiği bir Pencap, Hindistan yapımı. Sidhu bu ilk uzun metrajlı yönetmenlik çalışmasında Pencap’ın maço kültürünün resmini sert olmaktan çekinmeyen görüntülerle çiziyor ve ilk kez oyunculuk yapan Ramnish Chaudhary’nin yürek burkan performansından aldığı güçlü destekle ve naif havalı sinema dilinin samimiyeti ile kendisini ilgiyle izletmeyi başarıyor. Ön yargıların, iletişimsizliğin, homofobinin ve erkek egemen bir kültürün adım adım trajediye sürüklediği genç bir adamın öyküsünde Sidhu, belki bir parça düz görünebilecek ama yalınlığı ve samimiyeti sayesinde gücü artan yönetmenliği ile iyi bir iş çıkarmış. Sergileme ve eleştirme cesareti ile de dikkat çeken ve öyküsü Pencap’ta yaşanan gerçek hikâyelerden esinlenerek yazılan yapıt, ilgiyi hak eden bir ilk film.

Hint sinemasının en büyük yıldızlarından biri olan ve 2020’de yaşamını yitiren Irrfan Khan’a ithaf edilen filmin öyküsü “günümüz”de (2012’de) başlıyor. Jaggi (Ramnish Chaudhary) adındaki genç bir adamı kendisini tatmin etmeye çalışırken izliyoruz önce; başarısız bu girişiminden sonra ağlayarak, defterine bu yazının girişindeki sözleri yazıyor Jaggi. Kesintisiz tek çekimle gerçekleştirilen bu sahnede ertesi gün nişanlanacağını öğreniyoruz Jaggi’nin ve kendisini almaya gelen motosiklete üçüncü kişi olarak binen adamın onun bacağını okşaması, genç adamın öyküsü ile ilgili bir ipucu daha veriyor bize. Buradan dört yıl öncesine, 2008’de dönüyor uzun bir süre için hikâye ve Jaggi’nin lise yıllarını izliyoruz. Pencap’ta bir erkek lisesinde okumaktadır Jaggi ve sınıf arkadaşlarının tüm yaşamları cinsellik dolu arzular ve bu arzuları tatmin etmenin tek yolu görünen mastürbasyon üzerine kuruludur. Tek sohbet konusu budur genç oğlanların ama bu konuşmalarda Jaggi hep dinleyici konumundadır; çünkü -durumuna kendisi bir ad koyacak bilgiden yoksun olsa da- iktidarsızdır öykünün kahramanı. Bu sırrını en yakın arkadaşına açar Jaggi ama kısa sürede fark edeceği gibi, büyük bir hata yapmıştır; çünkü bundan sonra yaşamı, eşcinsel olduğu söylentisinin yayılması yüzünden, taciz, tecavüz ve aşağılamadan ibaret olacaktır sadece. Alkolik babası ile annesi arasındaki ilişki(sizlik), bu ilişkiden doğan boşluğu amcasının doldurması ve ailesinin kendisine yönelik ilgisizliği Jaggi’nin durumunu daha zorlaştıracaktır.

Anmol Sidhu’nun senaryosu yaşamlarının her ânında seks üzerine düşünen, bunun için partneri olmadığında kendi başına bu işi halleden veya gözlerine kestirdikleri başka erkekleri taciz ve hatta tecavüz yolu ile eylemlerinin kurbanı yapan heteroseksüel erkeklerle dolu bir toplumun resmini çiziyor bize. Bir prezervatif paketinin üzerindeki masum bir resmin ya da bir gazete sayfasındaki sıradan kadın fotoğraflarının bile cinsel dürtülerini tetiklediği bu erkeklerin arasında bir trajedi kurbanına dönüşüyor Jaggi. Onun yaşamak zorunda bırakıldıklarını gösterirken, Sidhu doğrudan olmaktan hiç çekinmiyor ve iki erkeğin gerçekleştirdiği bir tecavüz eylemini örneğin, kesintisiz tek planda ve uzun uzun göstermekten kaçınmıyor. Süsten ve teknik oyunlardan uzak duran bir sinema dili, bir yandan zaman zaman fazla düz bir anlatıma neden oluyor ama öte yandan bu hamlık öykünün sertliğinin daha da güçlü olmasını sağlıyor. Jaggi’nin iç çamaşırının markasının “Macho” olması ile bu sertliği sembolik olarak daha da vurguluyor film; çünkü genç adam tam da maço bir toplumda yaşıyor olmanın sıkıntısını yaşıyor.

Jaggi’nin tanık olduğu bir intihar eylemini de yine sertlikten uzak durmayarak gösteriyor Sidhu ama sahnenin asıl üzerinde durulması gereken, öyküye katkısının tartışmalı olması. Hayatına kendi elleri ile son veren adamın bu eyleminin gerekçelerinin, kahramanımızın maruz kaldıkları ile ilişkisinin olmaması, belki finalle bir bağlantı kurulabilir olsa da, sahneyi boşa düşürüyor. Jaggi’nin birkaç kez kullanılan anlatıcı sesinin de gereksiz durduğu filmde, Jaggi’nin nişanlısının genç adamla tanışmadan önce başlayan ve onunla “kader ortaklığı”nı oluşturan öyküsü de benzer şekilde bir soru işareti yaratıyor. Anlaşılan Anmol Sidhu toplumdaki erkek egemen yapıyı ve erkeklerin kadınları (ortada kadın olmadığındaysa, onların yerine koyabilecekleri erkekleri) temel olarak sadece bir cinsel obje olarak görmelerini, kurbanın cinsiyetinin farklı olduğu bir başka örnekle daha anlatmak istemiş. Ne var ki Jaggi’nin finaldeki kararında kadının bu öyküsünün değil, sadece cinsiyetinin onu içine atacağı trajedinin rol oynuyor olması pek de gerekli görünmemesine yol açıyor bu yan hikâyenin.

Jaggi’nin kâbus sahnesinin filmin genel görselliği ile pek uyuşmayan amatör havasını ve sondaki mesajın sese dökülmesinin gereksizliğini de belirtmemiz gereken filmde Jaggi’nin, kendisini taciz edenlerden sadece birine sert bir şekilde karşı koyma cesaretini bulabilmesi senaryonun atlanmaması gereken bir yanı; Sidhu’nun öykünün içine bir iktidar unsurunu, hatta bir parça ileri giderek söylersek, sınıf farkını akıllıca yerleştirebilmesi alkışı hak ediyor kesinlikle. Ramnish Chaudhary’nin ilk oyunculuk tecrübesinde karakterinin trajedisini, kırılganlığını ve içsel mücadelesini olağanüstü bir duyarlılıkla ve gerçekçilikle canlandırdığı film için bazı Hintli eleştirmenler, “Jaggi’nin olduğu kadar, Pencap’ın da hikâyesi” yorumunu yapmışlar; bu eyaletin “ezeli ve ebedi yoksunluğu ve bakımsızlığı” ve tarih boyunca sık sık işgale uğramış olmasına işaret ederek yapıyorlar bu göndermeyi. Pencaplı yazar ve gazeteci Amandeep Sandhu 2019 tarihli inceleme kitabında burada görev yapan bir doktordan alıntılayarak, Pencap’taki erkeklerin en az %20’sinin cinsel problemleri olduğunu yazmış. Bu durumun nedenleri arasında özgüven eksikliği, cinsel konulardaki eğitimsizlik ve masküler kültürün “erkek” olmayı çocuk sahibi olmakla özdeşleştiren içeriğini sıralayan doktora göre vücut geliştirme için kullanılan kimyasallar ve tarımda yoğun ilaç kullanımı da libidiyu düşüren faktörler arasında. Filmde Jaggi’nin annesinin, oğlunun ve eşinin yemeklerine -muhtemelen uyku ilacı olan- hapları karıştırması hem bu duruma bir gönderme hem de baba ve oğlunun iktidarsızlığının “sembolik bir neden”i olarak görülebilir. Özetlemek gerekirse, kısa filmlerle başlayan sinema yönetmenliğinin bu ilk uzun metrajlı filminde Anmol Sidhu kesinlikle kayıtsız kalınamayacak, cesur ve kimi kusurlarına rağmen ilgiyi hak eden bir sonuç ortaya koymuş.